Çalışma hayatımdaki ilk prensip; "Disiplin"dir. Her şey zamanında, planlı ve sistemli olmalıdır. "Bahane" sunularak zamanında ve özenli yapılmayan işler, bana göre önemsenmediğini gösterir. İş arkadaşlarımın hatasının, önüme gelen işe yansıyarak benim de başarımı gölgelememesi için onların daima yanında olur, yardım istedikleri zaman elimden gelen tüm desteği veririm.
Proaktif hareket ederek risklere ve oluşacak hatalara fırsat vermem. Stratejiler geliştirerek önceden önlemler alır ve sürekli kontrolleri yaparım. Teknolojiyi çok iyi kullanır, bilmediğim bir yazılımı dahi kendi kendime birkaç gün içerisinde öğrenirim. Yeni bir kuruma veya göreve adaptasyon sürem (oryantasyonum) çok kısadır. "3 kişinin yaptığı için tek başına yapıyorsun" der iş arkadaşlarım ve yöneticilerim. Detaylara önem veririm, yaptığım işin estetik olmasını isterim. Plan ve program oluşturma, analiz etme, raporlama yeteneğimle beraber sistem kurma ve geliştirme yeteneğim beni iş yerlerinde öne çıkartan en önemli özelliklerim oldu.
Dijital dönüşüm ve bürokrasinin azaltılması konularında kurum ve kuruluşlara birçok önerim ve projem oldu ve şu an bunlar herkes tarafından kullanılıyor. İşin her alanda "kaliteli" olmasını umar ve buna elimden gelen desteği veririm. Yöneticilerimi gereksiz detaylarda boğmam ve ihtiyacı olan "hap bilgileri" tespit edip, raporlarım. Değişim ve gelişime sürekli açığım.
Bir işi en iyi bilen olsam dahi sürekli danışıp farklı fikirler almayı severim. Mütevaziyim ve gereksiz gördüğüm "ego" ile uğraşarak insan ve itibar kaybetmem. Kendi "reklamımı" yapmam, başarımda "ben" değil "biz" vardır. Yöneticimden ve ekibimden destek görüp kısıtlanmadığım ölçüde kendimi kanıtlar, katkı sağlarım. Sıradanlığı sevmem, her konuda fark yaratmayı, farkındalık oluşturmayı severim. Konuşmaktan daha ziyade dinlemeyi severim. Her konuda "cömert" kişiliğim öne çıkar.
İş yerindeki tatlı dilli ve güler yüzlü çalışma ortamı motivasyonu ve verimliliği artırır. Özel hayattaki sorunlar, iş hayatına yansıtılmamalıdır.
Özel hayatımı veya iş hayatımı "sosyal medyaya" yansıtmıyorum. Sosyal medyada paylaşılan her içerik, çalışanı olduğumuz kurumun imajını da iş arkadaşları arasındaki ilişkiyi de etkileyebilir. Tartışmalara ve münakaşalara hayatımın hiçbir alanında yer yoktur.
İşyerinde dedikodu yapılmasını sevmem. Siyasi, dini ve özel hayata dair hassas konuları kesinlikle konuşmam. Vatanını ve milletini seven, topluma fayda sağlayan her emekçi ayrım olmaksızın baş tacımdır.
Satranç oynamayı, akıl oyunlarını, tabiatı (orman yürüyüşlerini) ve hayvanları (özellikle kedileri) çok severim. Merhamet duygusu yoğun insanları derinden severim. Zararlı alışkanlıklarım ve bağımlılıklarım (alkol/sigara) yoktur. Sağlık araştırmalarını ve integratif tıp uygulamalarını takip ederim. Kendimin, sevdiklerimin ve mesai arkadaşlarımın ruh ve beden sağlığı her şeyden öncedir. Üyesi olduğum kuruluşlar Yeşilay ve TEMA Vakfıdır.
Beni en iyi anlatacak olanlar benimle beraber mesai yapan, CV'mdeki referanslarımdır.
Saygılarımla.